4 Haziran 2026 tarihinde, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’in inşa edeceği lüks otel projesi, halkı sokaklara dökerek büyük bir protesto dalgası başlattı. Planlanan süper lüks otelin, Sazan Adası’nda inşa edilmesi nedeniyle bölgedeki ormanların yok edileceği iddiaları, çevre sorunları ve yolsuzluk suçlamalarıyla birleşerek ciddi bir toplumsal krize dönüşmüş durumda. Binlerce eylemci, çevresel tahribatın önüne geçmek amacıyla sokaklarda şişme flamingo maketleriyle dikkat çekti.
1,6 milyar dolarlık devasa kompleksin inşaatına dair hazırlıklar başlamışken, protestocular Trump aleyhine pankartlar açarak hükümeti bu projeyi durdurmaya çağırdı. Ülkenin güney bölgelerinde yeni gösterilerin planlandığı belirtiliyor. Eylemciler, projenin tamamen iptal edilmesi için hükümetten taviz vereceklerini sıkça dile getiriyorlar.
Halk, inşaat süreçlerinin şeffaf bir biçimde yürütülmediğini ve korunan doğal alanların tehlikeye girdiğini ifade ediyor. Ülkenin önde gelen çevre koruma kuruluşlarından PPNEA Direktörü Aleksandr Trajce, projenin gerçek bir doğa felaketi olduğunu vurgulayarak, “Her şey halktan gizli bir şekilde yürütüldü. İzin süreçlerinde herhangi bir kamuoyu istişaresi yapılmadı. Eğer buldozerleri geri çekip bu alanları eski haline getirirlerse, o zaman konuşmaya başlayabiliriz,” dedi.
Trajce, inşaatın yasadışı olduğunu ve bölgedeki doğal alanların tahrip edilmesinin hukukun üstünlüğünü zedelediğini ifade etti. Ayrıca, inşaat nedeniyle yerel halkın topraklarına erişiminin kısıtlandığını ve bu durumun çevre boyutunu aşarak ciddi bir halk krizi haline gelmeye başladığını belirtti.
Başbakan Edi Rama, projeyi “ülkenin Stalinist geçmişinden çıkarak bir lüks tatil merkezine dönüşümde bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Protestocularla diyalog kurmak isteyen Rama, “Burada olduğum sürece bu yatırımın durma ihtimali yok,” şeklinde konuştu. Ayrıca, bu projenin Trump ile bağlantısının olmadığını, Kushner’in Amerikalı bir yatırımcı olarak büyük bir projeye sahip olduğunu savundu.
Proje yalnızca Sazan Adası’nı değil, aynı zamanda çevresindeki milli parktaki sulak alanları da tehdit ediyor. Bu bölge, Akdeniz foklarının son sığınaklarından biri olarak kabul ediliyor ve aynı zamanda nesli tükenmekte olan iki yüzün üzerinde kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Arnavutluk’taki özel yolsuzlukla mücadele savcılığı (SPAK), korunan alanlarla ilgili yapılan tartışmalı yasa değişiklikleri üzerine resmi bir soruşturma başlattı.
Tüm bu gelişmeler, Arnavutluk’ta çevre bilincinin ve halkın haklarının savunulması adına önemli bir dönüm noktası olarak dikkat çekiyor.
