12 Mart 2026
Tamircinin hayat kurtaran icadı! Pet şişe ve suyla 690 bin ev aydınlandı tamircinin hayat kurtaran icadi pet sise ve suyla 690 bin ev aydinlandi Wh7DjrYf.jpg

Tamircinin hayat kurtaran icadı! Pet şişe ve suyla 690 bin ev aydınlandı

“`html

Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 8 milyar 142 milyon insan arasında yaşam koşulları fazlasıyla farklılık gösteriyor. Dünyanın en zengin %1’lik kesiminin küresel servetin %82’sine sahip olduğu gerçeği göz önüne alındığında, geri kalan %99’luk kesim bambaşka zorluklarla karşılaşıyor. Bu grup içerisinde, yüksek gelirli bireyler ya da her türlü imkâna ulaşabilen insanlar bulunsa da, aynı zamanda yaşam standartlarından yetersiz faydalanan pek çok kişi de mevcut. Elektrikle tanışmamış olan 1 milyar 100 milyon insan var. Peki, bu insanlar geceleri nasıl aydınlatılıyor? Hâlâ ateş ışıkları mı kullanıyorlar? Aslında, bu insanlar ateşten çok daha etkili ve gelişmiş bir aydınlatma çözümüne sahip diyebiliriz. Bu, belki de inanılması zor gelebilir ama elektrik yoksa güneş var!

İKNA EDİCİ BİR İCADIN DOĞUŞU

Her yeni buluş, bazen bir eksiklikten ya da zorunluluktan doğar. Gece çöktüğünde ve güneş yeniden doğana dek karanlık, hayatta kalmanın gerekliliği haline gelir. 2002 yılında, Brezilya’daki enerji sıkıntısı sırasında, Alfredo Moser tamirhanesini aydınlatmak için bir çözüm arayışında bulundu. O günlerde enerji dışında, pet şişe ve çamaşır suyu gibi ulaşması kolay materyaller de Moser için son derece kıymetliydi. Moser’in tamirhanesi, işini sürdürebilmesi için mutlaka aydınlanmalıydı. Elektriksiz bir ışık kaynağı geliştirmek, ona hem bu ihtiyacı karşılayacak hem de mucit unvanını kazandıracaktı. Bir çok insanın benzer ihtiyaçlarla yüzleştiği bir dönemde, bu buluş büyük bir fırsat sunuyordu. Moser, sonunda Hindistan, Endonezya ve Filipinler’de binlerce evi aydınlatacak bir çözüm geliştirdi. Birkaç basit malzeme ile karanlık ortamlara güneş ışığı taşınabilirdi.

Çatısına yerleştirilen, su ve çamaşır suyuyla doldurulmuş bir pet şişe, güneş ışığını kırarak evlere ışık getirmeyi sağladı. Moser’in buluşu, 60W’lık bir ampul kadar ışık gücü sunabiliyordu. Yani elektrikle aydınlatılan ortamlardaki ışığın eşdeğeri, Moser’in tamirhanesinde de mevcuttu. Üstelik bu aydınlatmanın kullanımına dair herhangi bir fatura yoktu. Kısa sürede Moser’in icadı, çeşitli raporlara konu oldu ve dünya çapında tanınmaya başladı. Bugün ise, bu proje modern ihtiyaçlara uyum sağlarken, ‘Liter of Light’ projesiyle daha da gelişiyor.

GÜNEŞ ENERJİSİYLE AYDINLATMA: PET ŞİŞE VE SU İLE 9 YIL SÜREN ÇÖZÜM

Moser’in bulguları, kapalı alanlarda fazlasıyla etkiliydi. Ancak bir zorluk vardı. Güneş ışığı bulunmadığında yine karanlık kalıyordu. Bunun sonucu olarak, geceleri karanlığa mahkûm kalmak kaçınılmazdı. 2002’den 2011’e kadar geçen dokuz yıl boyunca, Moser tamirhanesinde şişelerle önemli bir aydınlatma sağlamıştı. Ancak geceleri de ışığa ihtiyaç vardı ve bunun çözümü gün ışığının, gece için bir depo edici bulmasıydı. Güneşin enerjisini bir şekilde depolamak mümkün olmalıydı; tabii ki bunun çözümünü yaratmak gerekiyordu.

2011’de Filipinler’den Illac Diaz, Moser’in fikirlerini duydu ve elektriğe erişimi olmayan topluluklara sürdürülebilir bir aydınlatma sunmak amacıyla ‘Liter of Light’ hareketini başlattı. Brezilya’da bu kampanyanın faaliyetleri 2014 yılında başladı. Artık basit güneş panelleri ve bazı kablolar ile Moser lambaları geceleri de ışık verme kapasitesine sahipti. O tarihten bu yana kampanya büyüyerek devam etti. Brezilya’da yaklaşık 150 topluluğa ulaşan bu proje, güvenli ve sürdürülebilir aydınlatma sunmakla kalmayıp aynı zamanda yerel yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Öncelikle pet şişe, çamaşır suyu, su ve güneş enerjisi kullanılarak başlatılan bu hareket, günümüzde akü ve panellerle daha etkili bir şekilde sürdürülmektedir.

AMPUL GÜCÜNDE AYDINLATMA: BASİT BİR REÇETE

8 Kasım 2013’te Filipinler’i vuran Haiyan Tayfunu, Güneydoğu Asya’yı ciddi şekilde sarstı. Bu felaket, 6 bin 300 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanmıştı. Ancak, bu doğal afet sonrası insanlar yeniden ayağa kalkmayı ve ‘Liter of Light’ ile aydınlatmayı başardılar. Felaketten buldukları parçalar kullanılarak acil durum aydınlatma sistemleri kuruldu ve 32 ülkede 2 bin 800 genç gönüllü bu projeye katıldı. Yapılan her el yapımı güneş enerjili aydınlatma, beş yıl boyunca 1 ton karbon emisyonunu azalttı. Liter of Light zamanla okuma lambaları, cep telefonu şarj cihazları ve sokak lambaları için kolayca tamir edilebilen güneş pili kitleri geliştirdi. Zaman içerisinde küçük değişikliklerle daha verimli hale getirildi. Örneğin, Nepal’de sıvı çözeltiye antifriz katılarak genişleme ve daralmasının önüne geçildi. Liter of Light, Peru’dan Filipinler’e kadar 382 bin Filipinli ve dünya genelinde 690 bin insanın enerji yoksulluğuna son verilmesine yardımcı oldu. Pet şişeler sayesinde, ihtiyaç sahibi bölgelere aydınlatma sağlama hedefi başarılı bir şekilde gerçekleştirildi. Bu sayede geleneksel enerji kaynaklarına bağımlılık azaltıldı. Moser’in görüşüne göre, herkesin evde rahatlıkla yapabileceği bu basit aydınlatma yöntemi için reçete şu şekildedir:

Bir pet şişe su alarak başlayabilirsiniz. Şişeye bir miktar klorlu ağartıcı ekleyin (yaklaşık 20 ml ya da %1 hacim). Çatınıza delik açarak şişeyi yarıya kadar yerleştirip yapıştırın. Güneş ışığı, şişenin dış kısmına vuracak, iç kısmındaki klorlu su ışığı kırarak parlamasını sağlayacak. Bu sistem, tipik bir 55W ampulün parlaklığına eşdeğer bir ışık üretecektir. Şişenin, su ve çamaşır suyu ile dolu şeffaf bir pet şişe olmasına dikkat edilmelidir. Şişede yer alan su, güneş ışığını kırarak 360 derece ışınları yayar ve tüm odayı aydınlatır.

“`

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir